Toprak ve su kaynakları en zengin varlığımız. Ne var ki ekonomik kaygıların, ekolojik kaygılara baskın çıkması sonucu hunharca tüketiliyor. Geleceğimiz için, çocuklarımız için en ciddi tehdit bu.
Kim istemezdi ki Bornova ovası bakir kalsın, İnciraltı korunsun. Yeni yerleşimler uydu kentlere kaydırılsın. Olmadı, rant canavarı hepsini yedi yuttu.
Konuyu İnciraltı'na getireceğim. Hani şu talan edilen bölgeye. 4 milyon metrekarelik bir alan burası. Yaklaşık bin kişinin burada tapulu arazisi vardı. Şimdi buraların neredeyse yüzde 40'ı spekülatörlerin, büyük yerli ve yabancı yatırımcıların eline geçmiş durumda.
Ziraat mühendisleri İnciraltı'nı hala tarım arazisi kabul ediyor. Bana ütopya gibi geliyor. Buralarda kimse tarımdan bahsetmiyor artık. Ekip dikmiyor da. Adam gibi bir planlama ile İzmir ekonomisine kazandırmaktan başka çare kalmadı.
Mimarlar Odasıyla Şehir Plancıları Odası'na göre bölge yapılaşma açısından büyük risk taşıyor ve yeni rant alanları yaratılıyor. Rant denilen canavar zaten çoktan konmuş oraya. Gidin kır restoranlara, düğün salonlarına, bahçelerine, kafelere ne kazanıyorlar, ya da devralmaya kalkın kaç para isteyeceklerini bakın. Olan garibana oluyor.
İZMİR'İN KEFENİ
Eski yıllarda belediyelerin planlarına karşı çıkan bahsi geçen meslek odaları, şimdi de Kültür ve Turizm Bakanlığı revizyon planını, iptal istemiyle Danıştay'a taşıdı. Bakanlığın planı turistik tesislere, termal sağlık merkezlerine izin veriyor, otoyolun parelelindeki 200 bin metrekarelik bölgede alış veriş merkezlerine imkan tanıyor. 10-15 milyarlık yatırım, 15-20 bin kişilik istihdam söz konusu.
Danıştay'dan nasıl bir karar çıkar ne zaman çıkar bilinmez. İzmir'in bu en kronik sorununun çözümü için Bakanlık, Büyükşehir ve Balçova belediyeleri, itirazcı odalar bir araya gelip ortak bir paydada buluşup uygun plan yaparlarsa İnciraltı dolayısiyle İzmir kefeni yırtacak. Yoksa sorunun çözümünü, mülk sahiplerinin torunları bile göremeyecek.
Gözükara Başkan
Bizim yerel muhabirimiz aynı kanıda değil ama ben Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar'ı beğeniyorum. Turistik ilçenin imajını kurtarmak için seferber durumda. İlçenin vizyonunu değiştiriyor.
Gürültü kirliliği sona erdi, gelişi güzel lazer gösterileri tarihe gömüldü, hanutçuluk bitti. Kaldırımlar işgalden kurtarıldı. LPG istasyonları, kargo acenteleri, inşaat malzemesi ve su satışı yapan işletmeler şehir dışına taşınıyor.
İşyerleri ve konutlar çöplerini ağzı kapalı sızdırmasız poşetlerde biriktirip belediyenin tespit edeceği saatlerde çöp kamyonlarına teslim ediyor.
MAFYAYLA SAVAŞ
Duvarlara, yollara, aydınlatma ve elektrik direklerine, duraklara ve tüm reklam mobilyalarına izinsiz yazı yazanlarla, ilan asanlarla gece gündüz mücadele ediliyor.
Başkan Acar özellikle kaçak yapı ve kaçak işyeri konusunda gözükara. Avuçiçi kadar yerde kaçak lokanta, bar, pavyon işletenlerle mücadele ediyor. Ruhsatsız ya da eski yıllarda kılıfına uydurulmuş ruhsatlarla çalışan yerlere göz yummuyor. Buraların sahipleriyle ya da onları koruyan mafya kılıklı kişilerle başı dertte. Hatta yaşamını risk ediyor.
İşin farkında olanlar, daha güzel ve daha disiplinli Marmaris özlemi çekenler, hatta Marmaris'e yerleşen 5 bine yakın İngiliz Başkan'ın arkasında.