Yaşanan son Ermeni soykırım tasarısının kızgınlığı ile
göstermelik bir geçici politika ile tribünlere oynayan iktidar, galiba
tekrar çark etti.
ABD ye sayın Başbakanımız davet edildi!
Acaba , sakın çağrılmış olmasın.
2002 yılından beri sayın Erdoğan'ın her gittiği ABD
gezisi sonra "eyvah" çekmekteyiz. Çünkü genel bir kanı kendisine yeni ev
ödevleri verilecek.
Müttefik olmamıza ve Ortadoğuda bizden başka yaslanacak
seçeneği olmadığını bildiğimiz halde sayın Başbakanımız neden acaba
Obamaya "one minut" diyemiyor.
Eğer ipler birinin elinde ise ve onsuz yaşam sürdürme
imkanı yok düşüncesi içindeyseniz aynen sayın Başbakaınımız gibi
davranırsınız elbette.
İçinde bulunulan ekonomik krize rağmen, sürekli küçülen
ve ithalat patlaması yaparak üretimi unutturanlar yüzünden mali krizin
bir tek bilgisayar tuşu ile zirve yapılacağını ve bunun kimin yapacağını
bilenler isterse gitmesinler ABD ye.
Anayasa taslağı ile iyice kafası karıştırılan bu milleti
bakalım ABD gezisi sonrası neler bekliyor.
Belkide ABD li dostları, akp hükümeti muhalifleri,
askerler ve yargı mensupları ile ilgili birtakım yeni senaryo
malzemelerini servis yapıp, iktidarın rahatlamasını sağlayacaktır. Yani
bu seyehat AKP için hayırlı, ama Türk milleti için de onur kırıcıdır.
Elindeki bütün teknik imkanlara rağmen özellikle terör
örgütünün en küçük yer değiştirmesinin görüntüsünü bizlere
aktarmayanlar, demokrasi dışı telefon dinlemelerde teknik yardım
yaparak, insanlarımızın kutuplaştırılması için senaryo üretip bunları
uygulatmakta maharet sahibi olanlar acaba gerçek müttefik ve
dostmu?
Aslında bir yol ayırımında olunacak politikaları keşke
bir bir gerçekleştirebilsek. Elimizdeki İncirlik kozunu, Afganistan,
Pakistan ve Irak kozunu kullanarak dış politikamızın şeklini
yenileyebilsek.
Ama kiminle. Hala deneme yanılma metodu ile siyasetini
yürüten bu iktidarla mı?
İşimiz başka bahara kaldı. Paşalar gibi ABD ye gidecek
olan sayın Başbakınımız, hayırlı uçuşlar!