Trajikomik haller!
GEÇEN haftanın en komik olayı, bir gazetenin
manşetiydi: “Kriz resmen bitti” Ve bu da, başlığın gerekçesi: “Türkiye, 2009’un son çeyreğinde yüzde 6 büyüdü.
Otoritelere göre beklentilerin çok üzerinde gerçekleşen bu rakam, krizin
bittiğinin en açık göstergesi.” Oysa başka göstergeler de var. Aynı
gün gazetelerde yer alan şu haber gibi: “Tekirdağ’da kredi kartı borcu nedeniyle tartıştığı eşini
iki çocuğunun önünde öldüren 16 yıllık polis memuru canına kıydı.
Annesini bir ay önce kaybeden polis memurunun ‘Para bulup annemi
iyileştiremedim’ dediği öğrenildi.” Yani... Kriz bitti mi, bitmedi
mi? Ulemalar tartışsın. Kesin olan, kriz nedeniyle biten
hayatlara, yenilerinin eklenmesidir boyuna. Komiklik yaparken,
memlekette yaşanan trajedileri yok sayanlar; en azından fena halde
“trajikomik” oluyorlar! * * * İşte trajikomik bir vaka daha... Nadiren
konuşan ama her konuşmasından sonra, “Yanlış anlaşıldım” diye bir de
açıklama yapan Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, alışkanlık haline gelen bu tavrını,
sanırım sürdürmek zorunda kalacak. Çünkü, “Gerçek kişilerin idamını
kaldırdık, tüzel kişileri idam
etmeye devam ediyoruz. Yargının pakete tepkisi yersiz. Herkes kendi
alanında yumurtlamalı” şeklindeki sözleri var ya... Garanti,
“yumurtası kesilen tavuğun başına gelenlerden” çok iş açılacak başına! *
* * Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendinden “2
saat küçük” kardeşi Adil Kılıçdaroğlu CHP’den
istifa ederek, Demokrat Parti’ye geçmiş. Bu da kendi çapında
“trajikomik” bir olay. Yine de Kemal Bey fazla üzülmesin. Zira
beterin beteri var. İkiz kardeşi ya AKP’ye geçseydi... Bu trajedi
karşısında ne olurdu Kemal Kılıçdaroğlu’nun hali?
Çok yaşa Adil Demir Çuvaldızı
bırakıp, iğneyi elime almalı ve şiddetle kendime batırmalıyım şimdi. Çünkü
2 Nisan tarihli yazım, ömrü hayatımda yaptığım en trajik hatayı
barındırıyordu ve hatamı fark etme şeklim ise unutulamayacak kadar
trajikomikti! Zira... Telefondaki ses, “Öbür dünyadan arıyorum”
demişti: “Ben Adil Demir.” Eyvah... Ben bu haltı nasıl yedim,
hafızam hangi yanlış çağrışımın kurbanı oldu hâlâ anlamış değilim ama
1977 yılında İzmir Milletvekili seçilen Adil Demir’i
“vefat edenler” listesine almam, dilerim onun ömrüne ömür katar. Ve elbet büyük bir keyifle Adil Demir’i o
listeden çıkarıyor, yerine ise bu kez hüzünle, yine 1977 seçiminde İzmir
Milletvekili olan rahmetli Kaya Bengisu’nun veya rahmetli Zeki
Efeoğlu’nun adını yazıyorum. Yani... 2 Nisan’da dile getirdiğim
iddia aynen geçerli.
Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla
|