Hazırlanan
Anayasa taslağı Meclise sunuldu. Artık önümüzdeki hafta bu
taslak hemencecik Anayasa Komisyonundan oy çokluğu ile geçerek, genel
kurula hazır hale getirilecek.
Anayasayı
hazırlayanlardan bu ara ses seda yokken, her işten anlayan sayın
Başbakanımız
yine ahkam kesti. Alın size "HAP" gibi bir Anayasa.
Resmen, oynanan
oyunun farkında olmayan sade vatandaşa çok cazip gelebilir bu söz. Ama
benim
gibi insanlara yapılacak en büyük hakaretlerden biri bu söz.
"Ben
hazırladım, kimseyi de dinlemem, mecliste paşa paşa oylanıp en azından
referanduma götürülecek" dayatması, artık bir binanın zeminindeki
kolonların yer açılsın diye kesilmesine benzemekte.
Bu binanın
temeli ile oynanmaya kalkıldığı alen beyan ortada iken, muhalefet
sayısal
azlığından elbette birşey yapamıyor.
Ancak
unutulan bir husus var. Ben genede benim gibi düşüncelere sahip
aklıselim,
hatta vicdani değerleri mühürsüz bir kısım vekillerin hayır oyu vererek,
kıl
payı bile olsa mecliste bu taslağın kalacağını umut etmekteyim.
Millet
olarak hep mucizeler yaratmış, ve en zor şartlar altında bile allahın
yardımı
ile doğruları görebilmiş bir milletin evlatları olarak bunu da atlatmak
durumundayız.
Hazırlanan
Anayasa taslağındaki bazı maddeler göze hoş görünsede, altındaki niyet
alenen
çok belli. Tek dert YARGI.
Demokrasilerde Yasama, Yürütme, ve Yargı kendi işlerinde birbirine
müdahale
ederse o ülkede faşizmin olduğunu görürüz. Ama yıllardır bu ülke
menfaatlerini
düşünenleri faşist ilan edenler belki de yaşanan son Anayasa
taslağındaki
baskıcı tutumdan dolayı çok pişmanlık içindedirler.
Bakalım
hazırlanan hapı kimler yutacak. Kendinden çok emin iktidarmı? yoksa
kendini
boşluğa bırakmış, başına gelecekleri bekleyen bu milletmi?
Ama eğer
330 oyu bulamazsa iktidar kendi hazırladığı hap ile intihar etmiş
olacak.
Kısacası yine mucizeleri bekler haldeyiz.