Anasayfa | Online Gazete | İletişim | XML/rss


İnat ve Israr - BESTSPOR.com






Galip ÇUKURLU
Alaçatı ilçe olmalı
Kasım GÜNDÜZ
Devlet Dili...
Selamettin BAYINDIR
Sütü sulandırmayalım
Ertan Sayın
Kaçak binalar başa bela!
Metin Aztekin
HADİ BAKALIM KOLAY GELSİN !
Feyzi Hepşenkal
En “aylı” kim?
Mehmet Toptaş
AKP DEN SATILIK CAMİ
Osman Özeker
MİLLİ MÜCADELE DE İLK KURŞUNU KİM ATTI
Hamdi Türkmen
Vallahi unutmuşum...
Akın Kazançoğlu
IZTO HEYETI SLOVENYADA
Yrd.Doç.Dr.Yiğit KAZANÇOĞLU
AİLE İŞLETMELERİ VE KURUMSALLAŞMA
Fettah Güventürk
KOBİLER , TARIM ve İHRACAAT ….
Av.Burhan Güneş
SON GÜNLERDE NELER OLUYOR
Mahmut Evren
ZAMANE TOPLARI…
Sevgi Molva
SÖZ KONUSU KARŞIYAKA İSE...
Fatih Yığınlı
TELEVİZYONUN HAYATIMIZDAKİ VE ETKİNLİKLERİ
Ali Talak
Kışın 5 bin,yazın 150 bin kişiye hizmet vermek
Serkan Güzel
“SOR”
Prof. Dr. Harun Uysal
Sorunların gölgesinde çiftçiler günü


En Çok Okunan Haberler
ZEYTİNYAĞINDA %100 GÜVENCE
İzmir’in prestijli yeni iş ve yaşam merkezinde son 2 kat % 25 peşin,120ay vade ile müşterilerini bekliyor
ÖZEL ROTA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDECEK
“Arif Bey İyice Şaşırmış”
Bayraklı Aşık Mahzuni Şerfi’i unutmadı
TSYD İzmir Şubesi İGC’ye ziyaret etti
“BİZ HER ZAMAN YANINIZDAYIZ”
GÜZELBAHÇE'DE ÇEVRECİ PROTOKOL
Urla’daki depremzedeleri ziyaret etti
SAKIZLI ÇOCUKLARDAN İZMİR’DE DOSTLUK TURU…
İnat ve Israr

Türk Dil Kurumu sözlüğüne baktığımızda neredeyse inat ve ısrar aynı anlama gelmekte. Aynı anlama gelse de bu iki kelimeyi birbirinden ayıran bazı önemli farklar var.

İnternet kullanıcılarının epeyce eğlenceli oluşundan dolayı çok tercih ettiği ekşi sözlük portalında inat için;  “ harika insanların en kötü özellikleri ” diye bir tanımlama yapılarak durum özetlenivermiş.

Aynı portalda ısrar için epeyce tarif yapılmış. Israrcılığı çok fena bir şeymiş gibi göstermiş. Oysa her iki kelime yerinde kullanıldığında o denli sıkıcı durumlar yaratmaz. Oyunu iyi okuyanlar için gerekli davranışlar bile olabilirler. Bazı durumlar hariç, inat ve ısrarı keskin bir şekilde kötü huy olarak değerlendirmemek gerekir.

Etrafımızda, hem inat hem de ısrarcı olanların bazılarının çok başarılı, bazılarının ise  yerlerin dibinde denilecek durumda olduklarına şahit olabiliriz.

Bu halde olmalarının tek sebebi elbette  inatçı yada ısracı oluşları değildir. Bu sadece ne için inat yada ısrar ettikleriyle doğru orantılı bir durumdur.

Mesela, çok sevdiğim bazı yakınlarımın arasında tadını bilmedikleri bir yemeğin tadına bakmamak için inat edenler bile var.

O lezzeti tattırmak için kurulan övgü dolu cümlelere, “hayır” diye karşılık vermek sanki onların bir klasiği olmuştur.( Güzel olanı paylaşma isteğindeki ısrarcı ise adeta zavallı bir durumda karşısındakini ikna etmeye çabalar durur.)

Enginarın şeklinden midir, isminden midir bilmem 40 yaşıma kadar tadına bakmamıştım. Birgün itiraz şansımın olmadığı bir yemekli toplantıda ısrar ile tadına bakmam istendi. Önyargımı zorla delerek tadına baktığımda, kırk yılın bu tadı almadan boşa geçtiğini farkettim.

Anlamsızca , boş yere inat bize pişman olacaklarımızı bile anlama fırsatı vermez. İnsan bilmediği tatmadığı birşeyden dolayı pişman dahi olamaz.

Bu benzetmeden sonra ,bir de doğru olmadığı malum olan konularda  yapılan ısrar ve inatları örneklemek gerekir. Bu durumlar gurmelik gibi tadına bakmaya pek benzemez.

Hem inat, hem de ısrarla “ ben yaparım olur, doğrusu da budur” mantığıyla baskı kurmak doğru değildir.

Bazı hassas konularda ortak akıl gerekir.

“ Fırsat bu fırsat ” mantığı, yönetenlerde en sonda bile düşünülmesi gerekli bir detay olamaz. Çünkü o ehliyet, sadece yönettiklerinin mutluluğu için ona verilmiş bir  “ yerine kullanım hakkı ” dır. Aileden başlayan bir zincirle devam etmek gerekirse hemşehri derneklerinde de , devlet yönetiminde de bu böyle olmalıdır.

Yaşadığımız sayılı günlerde sürekli gergin bir durumun olması, kurumların yada başka bir ifadeyle kurumların başlarının birbirleriyle olan hesaplaşmaları, yönettikleri için karamsarlıktan başka bir şey yaratmaz.

Ekonomik sıkıntıların adeta ciğerlerimizin en dip hücrelerinde hissedildiği şu günlerde hepimiz küçük şeylerle mutlu olmaya çalışıyoruz. Gündemler sürekli değişirken, bakıyoruzki sadece ekonomik durumumuz gündemde değil. Evine ekmek götürme gayretinde olan bizler, “ artık yeter ” diyoruz.

İnat ve ısrarı birlikte uygulamaya koymak mantıklı değil. Çünkü ortada gurmelik yapmamızı gerektirecek bir yemek yok. Bu tadı daha önce tatmamış olanların tahmini olarak “ bu yemeği ben pişirdim nasılsa güzel olmuştur ” demesiyle ağzımızı yüzümüzü buruşturup , bizi hasta edecek bir tadı tatmak uygun bir durum olmasa gerek.

Artık gün ortak aklın günüdür. Kimsenin emin olmadığı şeyleri denetmek, denenmesi için inat ve ısrara başvurması esenliğimiz için zaman kaybından öte gidemez.

 



Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla


Yazarın Diğer Yazıları
» Devlet Dili...
» Eğitim - Öğretim…
» Eğitim - Öğretim…
» Organize Kalkınma…
» Yeni Ticaret Yasası…
» Fransız Olmak...
» Ermeni Meselesi…
» Eğitim Şart…
» Medya…
» Anayasa…
» Güçlü Türkiye…
» Ramazan Klasiği…
» Hayırlı Ramazanlar…
» Dalkavuk-luk…
» Adam Olmak…
» Zor İş!...
» YGS , İkna Ve Murdar…
» Aday Adayı…
» İdeolojik Yaşam…
» Profesyonellik…
» Alkışlar Karsan’a...
» Dizi Filmler…
» Tek Yumruk...
» Ankara…
» Teknolojik Hayaller...
» Tecelli…
» “ CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR ”
» Dil Bayramı...
» Mütekabiliyet...
» Zafer Haftası…
» Başarının Getirdikleri !
» Sorulara Cevaplar…
» ADALET VE AHLAK…
» İnat ve Israr (Şu an okuyorsunuz)
» Matematik…
» Artık Çok Kolay !
» Vah Sayın Patrik,Vah…
» Abesle İştigal…
» Güzel İzmir…
» Kruvaziyer Turizmi

Anasayfa - İletişim - Rss/XML