Sayın Başbakanımıza, İspanya'da aldığı çok değerli ödül
töreni sonrası bir Suriye vatandaşı ayakkabısını atarak bir anda isim
yaptı.
Alkollü olarak yaptığı bu eylem herhalde Iraklı
gazetecinin ABD başkanına fırlattığı ayakkabı eylemine çok benzemekte.
Türk milleti zaten ekonomideki yanlış uygulamalardan
dolayı çok zor durumdayken, gündem her saat değiştirilerek, milletin
cebi boşaltılıyorken, şimdide en az üç dört gün konuşulacak bir mevzuu
daha icat edildi. Haydi hayırlısı.
Seçimlere doğru siyaset mühendisleri olanca hızı ile
çalışmaya başlayacaklar ve mağduriyet ve masumiyetle oylar aynı
yöntemlerle elde edilecek. Hesap bu, ama bu hesap bu sefer tutarmı onu
bilemem.
Yıllar önce yaşlı bir ağabeyimiz, Yalım Erezin, Çillere
isyan bayrağı açarak hükümet kurma ile ilgili Başbakanlık
merdivenlerine çıkarken düşmesini "hayır etmez, bu iş olmaz" demişti.
Neden diye sorduğumda, "Allahın sopası yok" öyle demişti.
Yine yıldızı yeni başlayan siyasetçilerden Genç Parti
Genel Başkanı sayın Uzan Adana'da bir otelin girişinde yumurtalı bir
protesto ile karşılaşmış, tesadüfen Yalım Erez olayındaki ağabeyimizin
yanımda olmasından bunu da sorduğumda, "Bu iş tutmaz, hayır gelmez"
demişti. Neden diye sorduğumda, ileride anlarsın bu benim batıl inancım
demişti.
Zaman zaman batıl inançlara inanırız. Ama çok iddialı
olarak bu işleri yorumlayan ağabeyimiz keşke hayatta olsaydı da
değerli Başbakanımıza atılan ayakkabının ne anlam taşıdığını sorabilip
cevabını alabilseydim.
Ama tecrübeme dayanarak biraz da ben batıl inanca
uyarak İspanya'da atılan ayakkabıyı attıran güç galiba bu yolun sonuna
geldin demek istedi.
Ortalık bu kadar karıştırılmış iken acaba ilahi adalet
yerini bulacakmı?.
Batıl inancımın gerçekleşmesine en fazla 16 ay kaldı.
Belki de daha erken, allah ömür verirse o ağabeyimizin hissettiklerini
acaba bende mi hissetmeye başladım. Zaman bunu gösterecek.