Başkan Aziz Kocaoğlu, CHP’nin Bornova Kongresi’ndeki ‘Kongre
iptal edilirse istifa ederim’ dedi.
Fırtına koptu.
Sallayan sallayana.
Çullanan çullanana.
Neymiş efendim partiyi bırakıp, hizmete bakmalıymış.
Bunu söyleyen CHP’nin son transferi Yüksel Çakmur, belediye
başkanı iken yollara düşüp genel başkanlığa soyunduğunu ne çabuk unuttu.
Öyle ya Aziz Kocaoğlu, belediye başkanlığı koltuğuna gökten
zembille indi,
CHP içinde yıllarca siyaset yapmadı, siyasetçi kimliği yok.
İlçe belediye başkanları kongrelerine karışıp istediğini
yapabilir ama Büyükşehir Belediye Başkanı yapamaz.
İlçe belediye başkanlarının kendi desteklediği adayı
seçtirebilmek için denedikleri her yol mubah ama Büyükşehir Belediye
Başkanı’nın ‘istifa restini öne sürmesi’ devlet adamlığına sığmaz.
Parti içi savaşta, tarafların birbirine üstünlük kurmak için
her şeyi yapmaları doğru, Büyükşehir Belediye Başkanının makamını ortaya koyma
cesareti göstermesi talihsizlik.
Hal böyleyse, o zaman neden ilçe kongreleri kendi kendine bırakılmıyor.
Partililer kendi arasında ilçe başkanının kim olacağını
belirlemiyor.
Ankara’dan ‘dede’ ayrı, buradan MYK üyeleri ayrı, ilçe
belediye başkanları ayrı, İzmir milletvekilleri ayrı karışıyor.
İl delegelerinin listesine, kurultay delegelerinin listesine
müdahil olup kendi adamlarının yer alması mücadelesi veriyor.
Gelecek için değil mi?
Şu anda oturdukları koltukların altlarından gitmemesi için
değil mi?
Bazıları için hangi ilçesinde ilçe başkanlığına kimin
oturduğu o kadar önemliyse, bu kentte CHP’nin en büyük koltuğunda oturan Aziz
Kocaoğlu’nun müdahil olması, istediği seçtirmek için ‘istifa restini’
çekmesinin nesi yanlış.
Aylar önce yaşanan istifayı gündeme getirerek, ‘maçası
sıkıştı mı istifa eder’ kanısı uyandırmak neden.
1999 seçimleri öncesi Karşıyaka Belediye Başkan adayı olarak
Cihan Türsen’i aday olarak görmek isteyen rahmetli Ahmet Piriştina da o
günlerde DSP’de aynı tavrı gösterdiği neden unutuluyor.
Akarsu yatağında akar kimse değiştirmek için uğraşmaz ama
Kocaoğlu kürekle kanal açmaya çalışırsa tüm eleştiriler haklıdır.
Ancak böyle değildir CHP’nin seçimleri.
Birilerinin delegelere kadar belirleme savaşı verdiği
İzmir’de bir ilçe kongresine de Aziz Kocaoğlu müdahil olsun artık.
Kaldı ki, müdahil olduğu Bornova kendi seçim bölgesi.
Kaldı ki karıştığı Bornova’da seçimi kaybetmesi için
uğraştığı eski ilçe başkanı Ertük Çapın’ın hakkında söylenenlerden sonra aday
bile olmaması gerekirdi.
Kocaoğlu, hiç değilse karışarak bir temizliği sağladı.
Gelen gideni aratmaz
AK Parti’nin 12 kişilik yürümeyi oluşturan başkan
yardımcılıklarının üçü dün değişti.
Tanıtım ve Medyadan sorumlu başkan yardımcılığı ise uzun
yıllardır yakından tanıdığım iki isim arasında el değiştirdi.
Bilal Doğan gitti, yerine Sefa Bingöl geldi.
Kimileri medyanın yakından tanımadığını düşündüğü Bingöl’ün
bu işin altından kalkamayacağını düşünebilir.
Gideni de geleni de bilen biri olarak kimse merak etmesin
‘gelen gideni aratmaz.’
Bu değişikliğe de öküzün altında buzağı arayarak neden
bulmaya çalışılmasın.
İl başkanı Ömür Kabak’ın kendisine yakın bulduğu isimlerle
çalışmayı seçmesi en doğal hakkıdır.