2002 yılından beri iktidar olupta milletin ekonomik yönden perişan oluşunu seyreden hükümet ayakta kalabilmek için yeni mağduriyetler peşinde.
Ülkenin içindeki inanılmaz ekonomik sıkıntının farkına varamayıp hala kendi yarattığı zengin zümrenin ağzından konuşanlar kendi gariban tabanından gelen tepkilerle bir özeleştiri yapar hale gelmek üzere.
Yukarıdaki yönetici kadroların tuzu kuru olanlarının çizdiği siyasi programla milletin AKP ye olan güven kaybının iyice yok olmaması için bir sürü proje yürütülmekte.
Özellikle kim tarafından beslendiği ve finanse edildiği belli bir gazetenin zaman zaman adeta yabancı istihbarat örgütlerinin yaptığı servislerle attığı manşetlere sarılanlar aslında karşı tarafı mağdur ettiklerinden daha da çok güven eksikliği duydurduklarını bile göremiyorlar.
Hepimizin görev yaptığı o peygaber ocağını karalayanlar, yaptıkları bilgi kirliliği ile askerimizi küçük düşürenler bakalım musalla taşında bu milletle nasıl helalleşecekler.
Bu büyük milletin en çok güvendiği ve varlığından gurur duyduğu TSK demokratik kurallar içinde olup biteni seyretmekte. Zaten onların bir anlık öfkesi ve cevap vermeleri karşısındaki malum kişilerin ekmeğine yağ da sürecektir.
Bu karşılıklı itham ve konuşmalar sonucu aynen meşhur Nisan bildirgesindeki mağduriyeti oynamaya çalışan AKP fena yanılmakta. Çünkü birileri artık bu tür oyunlara gelmeyeceğini net gösterdi.
Dış politikadaki büyük yanlıışlıklar, domuz gribi bahanesi ile bütçenin milyonlarca dolar heba olup açık vermesine sebep olanlar yarın ilk genel seçimden sonra mutlaka yüce yargının önüne çıkacaktır.
Özellikle Anayasa Mahkemesi seçimlere kadar elindeki dosyaları sonuçlandırsa çok iyi olur. Zira seçim sonrası onlarca bakan karşılarına çıkıp hesap verecekler. İşte bu korku nedeniyle önümüzdeki günlerde bakalım nasıl mağduriyet projeleri ortaya çıkacak ve yaratılacak ki ayakta kalıp iktidarlarını sürdürme hayalinde oyalanıp dursunlar.
Ama ham hayalle yaşayan pislik çukurunda ölürmüş.