NE OLACAK BU İZMİR'İN HALİ
İzmir'i yönetenler ile sivil toplum örgütü başları bugünlerde inanılmaz bir şekilde özeleştiri yapar hale geldi. Hiç te alışık olunmayan bu duruma gelinmesinin nedeni başta siyasette oluşan rekabet ve yaklaşan genel seçim olduğu bir büyük gerçek. Her şey İl genel Meclis üyesi sayın Arısoy'un 81 il içinde en pis şehirin İzmir olduğunu söylemesi ile başladı. Ardından İZSİAD yönetim kurulu başkanı sayın İlknur Denizli'nin İzmir ekonomisinin kötüye gitmesi ile ilgili demeçleri ve Bayraklı Belediye Başkanı sayın Hasan Karabağ'ın gecekondularla kuşatılmış bir şehirde organizasyonların olamıyacağı şeklindeki beyanları ile devam etti. Peki bunca yıldır bu şehirde söz sahibi olan zihniyetler acaba doğru mu yaptıkı bugünkü acı manzara ile karşılaştık. En fazla genç işsizlerin yaşadığı bir şehir, sürekli ekonomisinin kan kaybettiği, yapılan imar revizyon planlarına hemen karşı çıkıldığı, yatırımcıların öcü gibi görüldüğü, İzmir'e yatırıma geldiklerine bin pişman hale sokulmalarını sadece seyredenler şimdi günah çıkarıyorsa onlara "günaydın" deme vakti gelmiştir. Ne zaman bu şehirin dışına çıksam "Ne olacak bu İzmir'in hali" sözü konuşuluyorsa hepimiz suçluyuz. Ahbap çavuş dayanışmaları ile, oy avcılığı ile yapılanlara artık sünger çekilmeli ve başta özeleştiri yapanlara kesinlikle parti disiplin kuralları uygulanmamalı. Bu topraklarda yaşayan herkesin demokratik kurallar içinde efendice söylediği sözlere kızılmamalı, bilakis daha iyi dinlenmelilerki, doğruyu bulalım ve hastalığımızı iyi teşhis edelim. Şimdiye kadar olup bitenleri seyredip bana ne diyenler bile bu gidişle bindiği dalı kestiğinin inşallah farkına varırlarda çok büyük yanlışlık olan kibirlilikten İzmir'imizi kurtarırlar. Artık İzmirli daha mütevazi ve alçak gönüllü olmak zorundadır. Yoksa geçmişte yapılan büyük hataları tekrar yenileyebiliriz.Ve fakirleşme ile çirkinleşmenin önünü kapatamayabiliriz.
Sayfayı Yazdır - Yazıyı Arkadaşlarına Yolla
|