Sistemli bir İzmir düşmanlığı peydah oldu son dönemde. Anti laik cumhuriyetin bekçiliğine soyunduğu için mi, Kemalist siyaseti dışladığı için mi bilmiyorum, önüne gelen vuruyor, hakaret ediyor. Ne faşistliği kalıyor, ne gavurluğu. Özellikle bu kentte doğup büyüdükten sonra İstanbul dükalığının kapitale dayalı esareti altında kaybolmaya yüz tutan sözde İzmirlilerin yazıp çizdiklerini hazmetmek zor.
Onlara ve dıştan gazel okuyan liberal faşistlere sık sık İzmir'in dokusunu hatırlatmamız gerekiyor.
Ekonomik yönden ikinci mevkide olması, İzmir'in öteki güzelliklerini örtmez, sosyal dokusunu bozmaz.
TOLERANSLI
Sevginin, hoşgörünün, barışın, çağdaşlığın başkentidir burası. Çok kültürlüdür, tabulara yer yoktur. Her türlü etnik kökene, dine, mezhebe açıktır. 4 milyon nüfusun sadece yüzde 35'i yerlisidir, kalanı göçeden, yerleşendir. Ama muayyen bir entegrasyon sürecinden sonra göçle gelen de İzmir'e, bu şehre ait olur. Beyniyle, ruhuyla, bedeniyle özgür olur, İzmirli olur.
Yani İzmir, Türkü Kürdü, Lazı Çerkezi, Arnavutu Boşnakı, Selaniklisi Giritlisi ile kardeşçe yaşar. Yeter ki tek millet, tek bayrak, tek dil bütünlüğüne saldıran olmasın.
AYIPTIR
Boyunduruktan hoşlanmaz, giyimiyle, kuşamıyla özgürlüğünün kısıtlanmasına izin vermez. Aydınlıkçı evlatlarıyla doğuya yüz çevirir, daima batı yakasını gözler. Kısaca herhangi bir şehir değildir İzmir.
20-30 çapulcu konvoy taşladı diye, böylesine bir kenti yargılamak, hakaret etmek haksızlıktır. "Faşizmin Başkenti" diye damgalamaya kalkmak, ayıptır, vicdansızlıktır. Sonra o vicdansızlık, o meşhur filmin, "Kahpe Bizans"ın adıyla birlikte size döner.
İzmir'de yüzbinlerce Kürt kardeşimiz yaşıyor. Kimse onlara yan bakmaz. Hatta İzmir'deki Kürt bizlerden daha fazla diş biler Kürt terörizmine, PKK'ya.
Ahmet Türk bilir İzmir'in ne olduğunu. Ne de olsa Mardin'den çok burada, bu yöreye göç olmuştur.
HERKES 1.SINIF
Biz DPT Genel Başkanı'ndan beklerdik ki, ülkeyi geren açılım sürecindeki şovları sona erdirsin. İstemesine rağmen bunu beceremedi. Sözde lider ama kimsenin taktığı yok. DPT içindeki PKK uzantısı Kürt ırkçıları söylemleriyle, eylemleriyle kışkırtmayı, ayrışmayı körüklemeyi sürdürüyorlar.
İzmirliler olarak, üç yaşındaki yavrulara terörist elbiseleri giydirerek zafer işareti yaptıranlara, PKK bayrakları ve Apo posterleriyle provokasyona başvuranlara, var olduğumuzu, burada olduğumuzu hissettirmeyi görev kabul ediyoruz.
Tabii taş atarak değil, duruşumuzla.
SON SÖZ:
Ben, biz, İzmirliler, Egeliler, bu ülkedeki her insanın birinci sınıf vatandaş, birinci sınıf insan olma ve yaşama hakkına sahip olduğunu asla unutmadık, unutmayız.