Hiç inanmam rüyalara. Hatta rüyaların geleceği göstermediğini savunurum. Sadece yaşadığımız olaylardan etkilendiğimiz için karmakarışık bir filmdir izlediğimizdir uyuduğumuzda. Bazen kâbusa dönüşür gördüklerimiz, bazen eğleniriz katıla katıla gülerek.
Dün sabah kan, ter içerisinde uyandım, kâbuslar görerek. Sadece bazı bölümlerini hatırladığım feci bir rüya görüyordum. Tamamı aklımda kalmadı ama hatırladığım kadarını sizlerle paylaşmalıyım bu önemli rüyamın. Etrafımda tüm sevdiğim dostlarım, yöneticiler ve ben KANSER olmuşuz. Hep birlikte büyükçe bir avluda oturmuş ah, vah çekiyoruz. İşte şu hataları yapmasaydık, İşte hava kirliliğini engelleyebilseydik diye diye ağlaşıyorduk iş işten geçtikten sonra. Rüya bu ya yaşımız iyice ileri bir aşamada, saç sakal da karışmış vaziyette idi. Birbirimizi teselli ediyorduk. Boş ver ya nasıl olsa güzel yaşadık bu zamana kadar diyerek. Ama içimizden biri itiraz ediyordu; Ama ağaçlar kuruyor, ya çocuklarımız, hayvanlar da artık azaldı onlarda karşı koyamıyor bu kirliliğe diye isyan çekiyordu. Tabii ki haklıydı çoluk çocuğumuz içine toz, kurum, çekiyorlardı. Hem de kanserojen etkili toz-duman dı bu. Tam o sırada haber geldi ki bu işletmelerden birinin patronu kanserden vefat etmişti. İşte olacağı buydu, beklenen son demeye kalmadı ki. Bu sefer orada bizlerle oturan bir arkadaşımızın çocuğu ile ilgili kötü haber geldi. Rüya bu ya tüm aksilikler üst üste geliyordu. Kimse ama kimse konuşamaz bir haldeydi. Herkes oturmuş hasta haliyle önüne bakıyordu, yaşlı gözlerle. Aramızdan kim olduğunu hatırlayamadığım biri soğuk tiz bir sesle hadi kendimizi geçtik ama ÇOCUKLARIMIZA TEMİZ ÇEVRE BIRAKAMADIK diye hayıflandı. Yanında oturanlar hep birlikte başını sallayarak onu tasdik etti. Tam karşısında oturan aniden haykırdı bizler suçluyuz arkadaşlar SUÇLU diye. Bırakın onlara temiz hava bırakmayı ne çaba gösterdik söyler misiniz diye tekrar sordu ağlayan gözler ile. Yetki verdiklerimiz yetkiyi aldıktan sonra ne yaptılar veya biz doğru tercihler yaptık mı? Yetkililer her zaman teslimiyetçi, mücadeleden korkan, vurdumduymaz değil mi di? Bizler gelecek nesillere ne doğal sebze, meyve, tahıl bıraktık ki? Her şey yenir olmaktan çıktı, çocuklarımız da bizler gibi göz göre göre ölecekler diyordu ki uyandım. Evet, kan ter içindeydim. Bu benim yaşamımda gördüğüm en kötü KÂBUS tu. Eşim de benim bağrışma ve çırpınmalarımdan dolayı uyandı hayırdır diyerek. Yok bir şey sadece rüya gördüm dedim ona.
Evet, Allahtan ki bu gerçek değil rüya idi, ya gerçek olsa kim kalkar dı bu sorumluluğun altından. Hangi vicdan rahat eder kendi çoluk çocuğunu riske ederek yaşamayı. Kim başını yastığa koyduğunda rahatça uyuyabilir ki. Uyuyamaz değil mi? Uyuyamaz tabi. Zaten bizler de beldemize her zaman çevreci başkanlar seçiyoruz, engel olsun bu gibi olaylara diye. Neyse ya alt tarafı bir rüya işte. Ne o sizler yok ya bu tamamen yaşadığımız gerçek mi diyorsunuz. Yok canımmm olur mu öyle şey insan KENDİ GELECEĞİNİ, ÇOLUĞUNU ÇOCUĞUNU riske eder mi hiç? Etmez etmezzzz.
Saygılarımla.