Seçimden 15 gün sonra gittiğim çiçeği burnundaki Bayraklı Belediyesi’nin Manavkuyu’daki binasında gördüğüm manzara şuydu.
Bornova Belediyesi’nin kültüre merkezi olarak yaptırdığı Bayraklı’nın kuruluşundan sonra devrettiği yeni bina ıssızdı.
Bir yanda masa sandalye taşınıyor, diğer yanda kutulardaki bilgisayarlar açılıyor kuruluyordu.
Tam bir yerleşme telaşı vardı.
Belediye Başkanı seçilen Hasan Karabağ, masasının üzerindeki cam henüz gelmediği için evrakları koltukların önündeki sehpada imzalıyordu.
Kısa ziyaretten sonra binadan çıkarken ‘belediyenin oturması en az bir yıl alır’ diye düşünmüştük.
Önceki gün yine yolumuz Bayraklı’ya düştü.
Manavkuyu’daki binaya gittik.
Cıvıl cıvıl bir mazara karşıladı bizi.
Kırmızılar içinde ‘buyrun’ diye karşılayan cici kızları, yerli yerine oturmuş birimleri, harıl harıl çalışan belediyeyi görünce şaşırdık.
8 ayda bu noktaya gelineceğini beklemiyorduk.
Böyle bir performans ve hız sergilenebileceğini de ummuyorduk.
Sonra Başkan Karabağ’ın bizi Çamkıran’daki makamda beklediğini öğrenip oranın yolunu tuttuk.
Butik bir belediye ancak bu kadar şık olur.
Yine kapıda kırmızılı cici kızlar karşıladı onların eşliğinde Başkan Karabağ’ın yanına ulaştık.
Son derece sade bir makam odasında sohbet ettik.
Sadece görüntü güzel değil, belediyenin iş hızından vatandaş memnun.
Yani görüntü de var iş de var.
‘Bugün git yarın gel’ ya da ‘olmaz hemşerim’ zihniyeti yok Bayraklı’da.
Nedeni ise basit.
Balık baştan kokar misali Karabağ her şeyi bir kenara bırakmış belediye ile yatıyor belediye ile kalkıyor.
Gece kendi arabasına biniyor şantiyesine gidiyor.
Pazar günleri filesini alıp pazardan alış veriş yapıyor aksaklıklara bakıyor.
İmar Müdürlüğü’nün kapısına sabah dikilip işi olan vatandaşla sohbet ediyor sıkıntıları öğreniyor.
Öğrenince de gereğini yapıyor.
İşte sır burada.
Her belediyede vatandaşa hizmette kusur eden ya da işine geldiği gibi hizmet vermeyi alışkanlık haline getirenler vardır.
Önemli olan bunları değiştirebilmektir. ‘Böyle gelmiş, böyle gitsin’ dememektir.
Başkan Karabağ bunu yapıyor.
Güzel işler de oluyor
İzmir’de zaman zaman eleştirsek de güzel işlerin olduğunda da hakkını vermek gerekiyor.
Örneğin, 9. Dünya Fahri Konsoloslar Kongresi’nin İzmir’de düzenlenmesi güzel bir iş. Kentin tanıtımı için önemli.
Örneğin, Konak Belediyesi’nin, Brooklyn Belediyesi ile kardeş olması da güzel. Eğer kardeşlik kağıt üzerinde kalmaz bu ilişki başka ilişkilerin kapısını açarsa tabii…
Yine, Amerikan donanmasının en büyük helikopter ve amfibi hücum gemilerinden biri olan USS Bataan (LHD5) 3 bin 500 personeli ile birlikte İzmir Limanı’na gelmesi güzel. Esnafın biraz olsun yüzünün gülmesini sağlaması hoş.
Ve Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan’ın seçildiği günden itibaren turizm ile ilgili çalışmaları nedeniyle ödülle takdir edilmesi de güzel. Konak’a hizmet sadece kültür ve turizmle sınırlı kalmamak kaydıyla tabii...