Yerel seçimlerden sonra İzmir gündemine oturan ve Mayıs başından beri de hiç gündemden düşmeyen bir eylemi başlatan Disk'e bağlı işçiler yine eylemdeydi.
Bu eylemleri ve son CHP il başkanlığı eylemini kimse sıradan asla görmemeli. "Bunlar bir iki gün bağırır, çağırır sonrada, unutur" diyenler bakın ne kadar yanılmakta.
Tok insan gerçekten aç insanın halinden anlamak zorundadır. Hatta anlayacak olanların en başında ise belediye başkanı veya başkanları olmak durumunda değilmi?
Seçim öncesi çok iyi bildiğim Kent Aş işçilerinin çok büyük bölümünün yerel seçimlerde CHP için geceli gündüzlü nasıl çalıştıklarını kimse unutmamalı. Onlar sahip oldukları işlerini kaybetmemek için mensubiyet duygusu ile bağlı oldukları belediye şirketinden atılmalarına bugün daha çok yanmaktadırlar.
CHP il binasına aileleri ile gelenler ne kadar kararlı olduklarını ve herhangi bir belediyede çalışmaya razı olduklarını, bir yerde de ne kadar çaresiz olduklarını yinelediler.
Koskoca İzmir'de yaklaşık 200 e yakın işsiz eski çalışanlarına belediye yetkilileri iş bulamazsa, gerçekten bizi yönetenlere başka söz söylenmez. "Yuh artık".
Neredeyse ülke gündemine oturan ülkemizde demokratik açılımlardan bahsedilirken, demokratik yönden iş hakkını arayanlara bir ses versek nasıl olur.
Banka önlerindeki binlerce vatandaşımıza 100 tl lık bayram katkısı verilirken gördüğümüz manzaradan nasıl memnun ve belediyeyi kutluyorsak işlerinden atılan Kent aş işçilerininde belediye şirketlerinde tekrar işe başlatılmalarını o denli sevinçle karşılar ve bu sütünlardan teşekkür ederiz.
Bu arada sendikacılıkta verdiği sınavlada herhalde İzmir'de DİSK büyük bir yara aldı. Sendikalar işçilerin haklarını arar ve maddi ve manevi desteklerini asla esirgemezdi. En azından onların yıllardır aldıkları maaştan yapılan kesintilerle midelerine lokma indirdiklerini unutmamalılar.
Ama bugün yaşanan bu olaylar "Burası Türkiye" dedirtmekte.