Yaklaşık 10 gündür İzmir dışında sadece esnaf ve sanayicilerle yaprığım görüşmelerde ne denli büyük bir ekonomik enkazın altında kalmak üzere olduğumuzu bir kez daha fark ettim.
Özellikle Ankara ve İstanbul bu krizi yerleşmiş ve düzenli bir sanayi, ticaret anlayışından dolayı pek hissetmesede hala uygulanan düşük kur yüksek faiz modeli onlarında canını çok acıtacak.
Asıl canı acıyanlar ise İzmir gibi anadolunun değişik yerlerindekiler. Ama İzmir gerçekten her geçen gün batan ve batmaya namzet işadamları ve esnaf ile dolmakta.
İzmir'in önemli bulvar ve caddelerinde artık onlarca dükkan kiralık levhaları ile donanmış ve yeni kiracılar aramakta. Artan maliyetler nedeniyle zararına satanlar ise bakalım daha ne kadar dayanacak.
Özellikle tapu dairelerindeki işlemlerin bir çoğunun fiktif olduğunu görmekteyiz. Tapu dairelerinde sürekli ipotek işlemi yapan banka memurları, insanlarımızın çaresizliğin bir örneği.
Millet batarken kar yapanlar bankalar ve tamamı neredeyse yabancıların eline geçen marketler. Özellikle bankaların karları olağanüstü bir hal sergilemekte.Bankaların yüksek faiz oranları ile memur işçi ve esnaf başta olmak üzere kredi kartlarına uyguladıkları neredeyse % 50 ye yakın faiz hala iştahlarını kabartmakta.
İşsizlik rakamları sürekli artarken ve yeni işyerleri istihdam sağlayamazken bu millet cambaza baktırılarak kandırılmakta. Hem çok fena kandırılmakta.
Camideki imamların hitabı gibi dokunaklı sözlerle gıybet yapanlarda hiç mi vicdan yok da, hala meclisteki konuşmaları meydanlara taşıyıp siyasi rant etme çabasındalar. Yok pankart açılmış, yok şehit cenazeleri gelmez ve kan emiciler işsiz kalırmış. Gerçekten çok ayıp, bu sözleri söyleyenler milletin düştüğü bitap duruma keşke bir bakabilseler. Ama onların gerçekten gözleri kör, vicdanları mühürlü. Körü körüne insanların kendilerine biat etmesini beklemekteler.
İktidar bugün bu büyük milleti kandırmakta ve kandırmaya devam etmektedir. Cumhuriyet tarihinde kötü örnek olacak rekorları elinde bulunduranlar ilk defa insanlarımızı bu kadar ayrıştırmayı ve karşı karşıya getirecek bir siyaset anlayışında bulunmamıştı. İlk defa insanlarımızın ekonomik yönden çok fakirleşmesini kendi elleri ile sağlamamıştı. Ama bu milletin çekilecek çilesi herhalde en geç 20 ay içinde bitecek