Ege bölgesinin en bereketli topraklarına sahip bir bölge olan, uzun süren bir işgalde büyük direniş yapan ve ilk kurşunu atan, "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan" bu bölgemiz ve insanı içinde bulunduğu zor dönemden nasıl çıkacağının metodlarını aramakta.
Bir zamanlar tütün ve pamukta altın dönemini yaşayan yöre insanı, artık uygulunan yanlış tarım politikaları yüzünden başka dallarda yaşam mücadelesi vermektedir.
Sadece patates ve kavun karpuz gibi vs. ürünlerle değil, belkide kendisini yakın zamanda çok zengin edecek bir başka tarım ürünü olan sera çicekçiliği ve süs bitkilerinin üretimi ile önünü açacak.
Şimdiye kadar kendi kabuğuna çekilmiş bir görüntü veren Küçük Menderes bölgesi hem Beydağ barajının yapımı ve ardından sulama kanallarının yapılmaya başlanması ile, hemde çalışkan ve mert insanları ile potansiyel bir zengin bölge haline mutlaka gelecektir.
Hollanda gibi küçük bir ülkenin sadece çicekçilikten kazandığı paralar milli gelirini ne kadar yükseltti ise, zaten Küçük menderes de bir küçük Hollanda haline mutlaka gelecektir.
Doğru zamanda doğru tarım politikaları ile yapılan öncülük bu bölgede alternatif tarım ürünü olan saksı ve bahçe çicekciliği ile öne çıkmak üzere.
Şimdiye kadar hiçbir Belediye başkanının yapmadığı bir tanıtımı ve öncülüğü bugün Ödemiş Belediye başkanı sayın Bekir Keskin başlatmıştır. Bu öncülük hem bölgeye hem de İzmir'e ekonomik ve tanıtım açısından son derece faydalı olacaktır. Sadece bu ürünlerden ilerideki 10 yılda milyar dolarlar tutarında bir ihracat yapmamanın mümkünatı yoktur.
Ekonomik yönden çok geri kalmış bu bölgemiz ve İzmir için yeni bir kimlik daha ortaya çıkmış ve kimlik zenginliğimize tarım tekrar girmiştir.
Ne diyelim herşeye rağmen inadına üretim diyenlerin emeklerine ve çabalarına sağlık.