Bilindiği gibi 29 Mart seçimlerinde MHP Bornova belediye başkan adaylığım nedeniyle seçimlere girmiştim. Seçim çalışmalarım içersinde tüm Bornova halkına olduğu gibi özellikle Pınarbaşı halkına verdiğim sözlerimin arkasındayım ve takipçisi olacağımı tüm kamuoyunun yakından bildiğini tekrar hatırlatmak istiyorum.
Bu ilçede doğan ve burada yaşayan biri olarak yaşanan çevre katliamına ve olumsuz hava kirliliğinden doğan yaşam şartları herkes kadar beni ve tüm Bornova’yı da mutsuz ediyor.
Pınarbaşı ve çevresindeki maden ocakları tüm İzmir’in yakından bildiği Kamu kurumlarının üzerinde çalıştığı önemli bir konu haline geldi. Bunun nedeni Pınarbaşında vatandaş her gün cadde ve sokaklarda yürüyerek faaliyet gösteren, Dere Madencilik şirketi ve yan kuruluşları olan Ege Asfalt A.Ş,Dere Beton Sanayi A.Ş, Dere Prefabrik(aslında D-R PREFABRİK) A.Ş şirketlerinin kanunsuz tasarruflarını protesto ediyor.Bu şirketlerin tüm kanuni izinleri varmı? Çalışmaları sınırlı mı ? hangi kapasitede çalışmaları gerekiyor ? halk bu soruların cevabını arıyor.
250 adet zeytin talan edilerek ve Kaçak yapılaşma ile 10 bin metrekareyi bulan imalathanelerinde, ayni şirket ruhsatı üzerinden farklı şirketleri ile farklı sektörlerde imalatlar devam ediyor. Çevre ve tabiat katliamına sebep olan bu firmaları halk protesto etmeye haklı olarak devam edecek.Bu katliamın hesabı sorulup cezai müyedesi uygulandımı?
Yaklaşık iki yıl gibi bir süre içinde Pınarbaşına kimler geldi kimler geçti, her şey konuşuldu Pınarbaşında hayat devam ediyor ama bu soruna çözüm bulanamadı. “Olan Pınarbaşına ve orada yaşayan halkına oluyor” Batı Anadolu Çimento fabrikası, ÇİMENTAŞ fabrikalarının varlığının yanı sıra belediye şirketi olan İZBETON şirketinin yarattığı bu çevre kirliliğine kim dur diyecek. Halkın sağlığı ile Bornova’daki ve Pınarbaşındaki yeşilin katledilmesine kimse göz yumamaz.ve yummamalıdır.
Ortaya çıkan tabloda bu güne kadar,Bornova sahipsiz, Bornova ilgisiz ve Bornova halkı kaderine terkedilmiş durumda.
Dünlerde Altındağ ve Naldöken halkı sokağa dökülmüş daha sonra EVKA 3’te yaşayan halk protestolara devam etmiş hala çözüm bulunamamış bulunacağı da görünmüyor. Menderesteki maden ocaklarına protesto ve belgelerle yapılan şikayetler üzerine nasıl faaliyete geçirilmediyse ve sonuç alındıysa ayni şartlardaki Bornova da bu faaliyetlere nasıl izin veriliyor, nasıl göz yumuluyor anlamış değilim.
Üstelik İzmir’imizde Bornovalı olan Büyükşehir Belediye Başkanı varken, İzmir de olduğu gibi Bornova da da % 50’leri aşan oylar ile seçilen Bornova belediye başkanı da seçimlerdeki bu desteğe ve ilgiye karşılık halk samimi bir şekilde çözüm bulunmasını istiyor. Sayın Başkanlar Yerel yönetimler iktidarı güç olarak elinizde mazeret beyan edemezsiniz, bu sorun acil çözüm bekliyor. Bir siyasetçi ve gazeteci olarak Aziz Kocaoğluna, Kamil Okyay Sındır’a ve Bornova belediyesi meclis üyelerine sesleniyorum.Bu halktan bende oy aldım.Bana verilen oylarla gerek şahsıma, gerekse belediye meclis üyesi aday arkadaşlarımızla birlikte bize gönül verenlere ve Bornova menfaatlerini korumakta Milliyetçi Hareket Partisi camiasının vazgeçilmez bir sorumluğu var. Bu işin bu olumsuzluğun sona erdirilmesi için her türlü desteğe hazırız. Halkın içinden ve gazeteci kimliğim ile tekrar tekrar sesleniyorum. Çözüm bulun “Bornova acı çekiyor vatandaş acı çekiyor” bu sorunu hep birlikte çözelim çevre kirliliğine sebep olan şirketler kendilerini gözden geçirsin, denetimler arttırılsın suçlular cezalandırılsın kaçak yapılaşmaya kayıt dışı ekonomiye ve kanunsuzluklara dur demek gerekiyor.
İddialarla söylenenler bu şirketlerce Bornova belediyesinde çalışan bürokratlar baskı altında bürokratlarına sahip çıkan yok, Üniversite ve sanayi kenti Bornova belediyesinde bürokratlar taciz ediliyor, makamlarında hakaret ediliyor, tehdit ediliyor. Bunlar bu desteği bu gücü kimden alıyorlar ? çok araştırılması ve çok konuşulması ve açıklığa kavuşturulması konular arasına giriyor..
Herkes kendini gözden geçireceği gibi, belediye başkanlık makamı, devleti ve halkı temsil etmektedir. Hiç bir şirket sahip ve yöneticileri belediyeden seçilmiş yönetimden siyasi otoriteden büyük olamaz. Bornova belediyesi vatandaşları arasında bu yönüyle de çok konuşuluyor. Bornovalı kendilerine sahip çıkacak yöneticilerini arıyor.
İzmir valiliği, çevre il müdürlüğü, diğer kamu kuruluşları vatandaşın çaresizliğine İnsan sağlığını en üst düzeyde riske eden bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için denetimleri ve çözüm yollarını mutlaka bulmalılar.